Türkçe [Değiştir]

SÂFFÂT Suresi Âyet-145 Meâlleri

Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden 37/SÂFFÂT-145 dinle!
Sonraki
Önceki
share on facebook  tweet  share on google  print  
145

SÂFFÂT Suresi Âyet-145 Meâlleri

SÂFFÂT Suresi 145. âyet için tüm Türkçe Kur'ân Meâllerini Kıyasla

سورة الصّافّات

SÂFFÂT Suresi

Bismillâhirrahmânirrahîm

فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَاء وَهُوَ سَقِيمٌ ﴿١٤٥﴾
37/SÂFFÂT-145: Fe nebeznâhu bil arâi ve huve sakîm(sakîmun).

Imam Iskender Ali Mihr

Bunun üzerine onu, bitkin (hasta) bir halde boş bir alana (sahile) attık.

Ahmet Varol

Biz de onu, hasta bir halde çıplak boş bir alana attık.

Ali Bulaç

Sonunda o hasta bir durumdayken çıplak bir yere (sahile) attık.

Diyanet İşleri

Derken biz onu hasta bir hâlde sahile attık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hemen biz onu alana attık hasta idi

Gültekin Onan

Sonunda o hasta bir durumdayken çıplak bir yere (sahile) attık.

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine kendisi hasta bir hâlde iken onu (ağaçsız bir) alana attık.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda Biz onu bitkin bir halde ıssız ve çorak bir kıyıya çıkarttık;

Ömer Öngüt

Onu çıplak bir sahile attık, o hasta idi.

Süleyman Ateş

(Ama balığın karnında bizi andı, tesbih etti, biz de) Onu hasta bir halde ağaçsız, çıplak bir yere attık.
145