Türkçe [Değiştir]

ENBİYÂ Suresi Âyet-110 Meâlleri

Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden 21/ENBİYÂ-110 dinle!
Sonraki
Önceki
share on facebook  tweet  share on google  print  
110

ENBİYÂ Suresi Âyet-110 Meâlleri

ENBİYÂ Suresi 110. âyet için tüm Türkçe Kur'ân Meâllerini Kıyasla

سورة الأنبياء

ENBİYÂ Suresi

Bismillâhirrahmânirrahîm

إِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ مِنَ الْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ ﴿١١٠﴾
21/ENBİYÂ-110: İnnehu ya’lemul cehre minel kavli ve ya’lemu mâ tektumûn(tektumûne).

Imam Iskender Ali Mihr

Muhakkak ki O, sözün cehrî olanını (açıkça söylenenini) ve ketmettiklerinizi (gizlediklerinizi) bilir.

Ahmet Varol

Şüphesiz O, sözün açıktan söylenenini de bilir, gizlediklerinizi de bilir.

Ali Bulaç

"Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."

Diyanet İşleri

“Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir.”

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhe yok ki o, söylenenden, açığa vurulanı da bilir gizlediğinizi de bilir

Gültekin Onan

"Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."

Hayrat Neşriyat

'Muhakkak ki O, sözün açık olanını da bilir, gizlemekte olduğunuz şeyleri de bilir.'

Mustafa İslamoğlu

Fakat (Allah) açıktan söyleneni nasıl bilirse, gizlediklerinizi de öylece bilir.

Ömer Öngüt

Şüphesiz ki O, sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediklerinizi de bilir.

Süleyman Ateş

"Şüphesiz O, sözün açığını da bilir, gizlediklerinizi de bilir."
110